Haber

Osmanlı Saray ve İstanbul Mutfak Kültürü

Tarih Vakfı’nda, Vangelis Kechriotis Perşembe Konuşmaları çerçevesinde bu dönem çeşitli veçheleriyle Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi Türkiye tarihinde yemek konusuna odaklanılacak.

Türkiye’de yemek tarihçiliği alanının inşasında rol oynamış isimler kadar, alandaki yeni çalışmalara da yer ayrılacak olan bu konuşma dizinde mutfağın tarihini kültürel, toplumsal, ekonomik ve çevresel bağlarıyla beraber; malzemelerden, tariflere, pişirme tekniklerine, araç gereçlerine, sofranın düzenine, adabına uzanan bir alanda konu edineceğiz.

Gündelik hayatımızın en başat meselelerinden biri olan yemek, tarih çalışmalarında da giderek daha merkezi bir konuma gelmiş durumda. Tıpkı mutfaklar gibi kapıları, pencereleri birçok başka sahaya açılan; çekmecelerinden, dolaplarından çıkanlarla toplumsal, ekonomik, kültürel ve politik tarihi anlamamıza, yeniden düşünmemize imkân veren; tarihçilik harici disiplinlerle de kuvvetli bağlara sahip tam anlamıyla disiplinler arası bir çalışma sahası yemek tarihçiliği. Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi Türkiye tarihçiliği de genel olarak yemek tarihçiliğinde gözlemlenen bu hareketliliği yakından takip ediyor. Son yıllarda bu alanda giderek daha çok yayın ve bilgi üretildiğine, yeni yaklaşımlar ve sorularla alanın derinliğinin artmakta olduğuna tanık oluyoruz. Bir yandan detaylara, tekilliklere yönelik hassasiyetini koruyan diğer yandan yemeğin insan hayatındaki merkezi konumuna denk düşer bir biçimde onu başka disiplinlerle ilişki halinde ele alan çalışmalar çoğalıyor.

Konuşmacı: Özge Samancı

İmparatorluğunun son döneminde Osmanlı Sarayı ve payitaht İstanbul’da gıdayla ilgili tüketim alışkanlıkları geçmişe göre farklılıklar sergiliyor muydu? Saray mutfaklarında kullanılan malzemeler ile dönemin mutfağını yansıtan Osmanlı Türkçesi veya Ermeni harfli yemek kitaplarında yer alan malzemeler arasında benzerlik var mıydı? Çok kültürlü İstanbul halkının yemek alışkanlıkları birbiriyle ne kadar ayrışıyor ve ne kadar örtüşüyordu? 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren belirgin bir şekilde tanımlanan Alaturka ve Alafranga sofra ve mutfak kavramları neyi temsil ediyordu? Dönemin mutfak anlayışında yer alan yemek çeşitleri ve teknikleri nelerdi?

Özge Samancı 1800’lü yıllardan 1900’lere İstanbul mutfak kültürünün geçirdiği değişimleri, tarihsel bir bakış açısıyla gıda maddeleri ve içecekler, mutfak ve aşçılar, yemek çeşit ve teknikleri, sofra adabı ve kültürü gibi birçok farklı pencereden inceleyen çalışmasını, yukardaki sorular eşliğinde “Mutfak ve Kültür: Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Yemek Tarihi” temasıyla, Tarih Vakfı’nın 2016’daki ilk Perşembe Konuşmaları etkinliğinde ele alıyor.

Tarih: 27 Ekim 2016, Perşembe

Saat: 18.00

Yer: Tarih Vakfı, Ragıp Gümüşpala Caddesi No: 10, Eminönü (Marmara Belediyeler Birliği Binası)

Bu konu hakkında fikriniz bizim için önemli

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir